Kısasa Kısas – şahsenem
bazı sözler vardır aşkım söylenmeliyse söylenecek
bazı yollar vardır aşkım dönülecekse dönülecek
bazı sonlar vardır aşkım yaşanacaksa yaşanacak
bazı aşklır vardır hainler onları hep satacak
sen aldatırsan ben aldatıcam
aşkın kuralını yeniden yazıcam
senden öğrendim acımasız aşkı
bundan böyle kısasa kısas
ben o kapıdan çıkarsam dönmem dönmem
yara sıcakken sarılır iki kere ölmem
şahsenem resmi web sitesi
aLbümLe iLgiLi detayLar
———————
Amazon kadın imajı savaşçı kadını temsil ederken bu savaş hayat mücadelesi veren kadının savaşını temsil etmektedir.Orta asya kraliçesi ise Türkiyede yaşayan orta asyalı türklerin Şahsenem’e verdikleri ünvandır. Orta asya kültürünü ve yemeklerini tanıttığı kitabıylada misyonunu devam ettiren Şahsenem her albümü ve imajıyla bir mesaj verme kaygısı taşıyor. .
Ülkemizde bir kültür elçisi olma misyonunu taşıyan Şahsenem bu misyonundan dolayı sevenleri tarafından hiç unutulmadı müziğe 6 yıl ara vermedi sadece kendini daha da geliştirdi. Orta asya kraliçesi/kısasa kısas albümü Özdemir Kasetçilik logosu ile müzik marketlerdeki yerini aldı. Albümün prodüktörlüğünü Selçuk Aka üstlendi.Son dönemin başarılı aranjörlerinden Ersin BişGen albümde 4 şarkının aranjesini yaptı. Bir eserin aranjesi Töre Cengiz imzası taşıyor. Albümde 4 eserin söz müziği Tulon Kurter’e ait olup bir anonim türkü pop saundlarıyla süslenerek albümdeki yerini aldı.Ayrıca albümde 3 remiks usta dj’ler tarafından yapıldı.
TEK AŞKIM MÜZİĞİM
Müzik uğruna Özbekistandan Türkiyeye gelen ve kariyerine yeni baştan başlayan orta asya kraliçesi Şahsenem Türk vatandaşlığına geçtikten sonra ülkemizde de hakettiği başarıyı yakaladı.Hiç durmaksızın müzik çalışmalarına devam eden Şahsenem bundan sonraki müzik yaşantısında değişik ve ard arda projelerle gündeme geleceğini söylerken bugüne kadar hayatında hiçbirşeyin müziğin önenüne geçemediğini ve geçemiyeceğini vurguluyor.
bu yazının kaynağı
Yasemin Göksu – GeL GönüL
SÖZ: Yasemin Göksu
MÜZİK: Mazlum Çimen
DÜZENLEME: Ersin Bişgen – Mazlum Çimen
GEL GÖNÜL
Yar benden uzaklarda sureti kalpdedir bekler yâdederim
Gönlüm hep tuzaklarda sever deyip yalana tamah ederim
Sızlar içim ah hatıralar bende,
Bilmem niçin aklım o ılık tende
Gel gönül bu aşkı unut sende
O yar bize neler etti, yaktı da sineyi viran etti
Aşk ile çarpan bu kalbi attı da yerlere talan etti
Sızlar içim ah hatıralar bende,
Bilmem niçin aklım o ılık tende
Gel gönül bu aşkı unut sende
Yüreğim titrer hala istemem o yar keder alsın ahımdan
Yadigâr kaldı bana acılı bir beste sabâ makamından
Sızlar içim ah hatıralar bende,
Bilmem niçin aklım o ılık tende
Gel gönül bu aşkı unut sende
O yar bize neler etti, yaktı da sineyi viran etti
Aşk ile çarpan bu kalbi attı da yerlere talan etti
Sızlar içim ah hatıralar bende,
Bilmem niçin aklım o ılık tende
Gel gönül bu aşkı unut sende
Gel gönül bu aşkı unut sende
O yar bize neler etti, yaktı da sineyi viran etti
Aşk ile çarpan bu kalbi attı da yerlere talan etti.
Seyhan Müzik’ten çıkan albümde on üç türküye yer vermiş Yasemin Göksu. Düzenlemelerin altında Mazlum Çimen ile Ersin Bişgen imzası var. Altı türkünün sözlerini Yasemin yazmış.
yorgan – kısa fiLm
YORGAN
maLum youtube biLmem hangi gerekçeyLe yine kapalı, neyse koLayı var; www. youtubeserbest.com adresine giriş yapın ve arama çubuğuna “yorgan” yazıp aratın ve görüntüLere uLaşın. şimdiLik “şuRaya” tıkLayarak da giriLebiLiyoR
Özet
Yıl 1980, 12 Eylül’ü takip eden günler…
Şükran, yakında evlenecek yeğeni için bir yorgan siparişi verir. Düğün hediyesi olacak yorganın üzerine gelin ve damadın isimlerinin baş harfleri işlenecektir. Dönemin gergin ortamında yorgan, bazı trajik olayların başlangıcı olur. ( 1980,the days following September 12th … Şükran orders a quilt for her niece who is about to get married. The initials of the bride’s and the groom’s names are to be embroidered on the quilt that is going to be the wedding gift. And the quilt becomes the beginning of some tragic events in the tense atmosphere of the period.)
kurmaca – 16mm – renkli – 9’30” – 2005
yönetmen: CANER YALÇIN
senaryo: CANER YALÇIN
yapımcı: VURAL TURUNÇ (FILMA-CASS)
oyuncular: ESME MADRA, HİKMET KARAGÖZ, AYŞEGÜL DEVRİM, SERKAN KESKİN,
SARP AYDINOĞLU, MURAT GEDİK, DURMUŞ CEYLAN, HASAN SÜPÇİN, ENVER YILMAZ, FATİH AŞKARA, ERKAN HALİS, KAAN B. YILDIRIM , ŞABAN GÜVELİ
yapım koordinatörü: GÜLŞAH BATIBEKİ
yönetmen yardımcısı: EYTAN İPEKER
görüntü yönetmeni: FEZA ÇALDIRAN
müzik: ERSİN BİŞGEN, My BİŞGEN
kurgu: EYTAN İPEKER
sanat yönetmeni-kostüm: ELİF SÖNMEZ
yapım amiri: SEZAN TANAÇAN
ses: SELECT – MEHMET KILIÇEL, ZAFER ŞİŞMAN
ışık: STM, FİLM SOKAĞI
ışık amiri: MUSTAFA FİDAN
ışık asistanı: ULAŞ ÜNLÜ
kamera asistanları: ALİ ÖZEL, BURAK ŞENBAK
kamera kamyonu: TALHA KORTUN
makyaj: ELİF ŞARGÜL
sanat asistanları: ELİF İPLİKÇİOĞLU, RİKİ PİNTO
prodüksiyon asistanı: KEREM ÖZERDOĞAN
reji asistanı: KORAY HÜNER
işaret dili eğitmeni: DENİZHAN KURT
sahneler ve müzikLeri:
dawooL ( anadoLu ateşi ) – 2004
ANADOLU ATEŞİ – DAWOOL – 2004
GENEL SANAT YÖNETMENİ: MUSTAFA ERDOĞAN
YÖNETMEN YARDIMCILARI: ALPER AKSOY – OKTAY KERESTECİ
DARBUKA KOMPOZİSYONLARI: MISIRLI AHMET 
MÜZİK: KARDEŞ TÜRKÜLER – TANER DEMİRALP – ERSİN BİŞGEN – TURGAY GÜZELCAN


KOREOGRAFLAR: SİNEM GÜVEN – SEÇİL AKBAŞ – ÖZNUR İNCİ – EMRE ÇELİK – DİNÇKAL TUNÇA – İBRAHİM GÖKLER – VOLKAN GÜLCAN – OZGUR YAZICI – OĞUZHAN ÖZEL – SERDAR SEZER
RİTM KOMPOZİSYONLARI: MUSTAFA ERDOĞAN – VOLKAN KORMAZ – MUSTAFA SALAR – NACİ SUNGUR
OYUNCULUK YÖNETMENİ: METİN BALAY
SAÇ – MAKYAJ: SERKAN AYDIN – MOS
SAHNE AMİRİ: VOLKAN EMİŞOĞLU
KOSTÜM: SULTAN OZEL
MÜZİK KAYIT: LİMON SES KAYIT & Tiem Production
AFİŞ TASARIM: EMRAH YÜCEL
* Dawool bir ritim tiyatrosu, bu kavram dünyada bir ilk. Bu kavramı biraz açabilir miyiz?
İçinde hayatın bütün ritimlerini kullanan, teatral akışta diyalogların ritmik vurgularla kurgulandığı, karakterlerin altının belli ritm sazlarıyla belirlendiği bir proje bu. Dünyada ritimle konu anlatan bazı gruplar var ama onlar küçük hikayecikler anlatıyor, baştan sona bir teatral akış söz konusu değil. Anadolu Ateşi’nin de 10 dakikalık bir bölümü ritimdi zaten. İlk projenin bize verdiği ipuçlarıyla dünya deneyimlerini birleştirip böyle bir fikre vardık.
* Projenin koreografisi size mi ait yine?
Koreografisi bana ait, dansçı arkadaşlarımızın ürettiği koreografilere de yer verdik. Üç yılın deneyimiyle dansçılardan hocalar elde ettik, onları bir kademe daha yükselttik.
* Dawool’da izleyiciler ne ile karşılaşacak…
Bir günün içerisinde, güneşin doğuşundan Şişli’de günün başlamasına kadar, ibadet edenlerden akşam eğlenenlere kadar, birbirini sevip kavuşamayanlardan kavuşanlara kadar hayatın içerisinde ne varsa bu projede var. Fonunda bir aşk hikâyesi var, onun dışında güncel yaşamdan kesitler sunuluyor. Dansın da desteğiyle etnik komposizyonlarla kendi hikâyemizi anlatıyoruz. Bir mahallede yaşayan zengin-fakir çocuklar arasında geçen olaylar anlatılıyor. Benim bütün yaptığım şeylerde dualizm vardır, Anadolu Ateşi’nde de vardı.
* Projede İstanbul‘un seçilmesinin özel bir nedeni var mı?
Özellikle İstanbul vurgusu yaptık çünkü biz her projemizde yurtdışını düşünürüz. Yurtdışında İstanbul önemli markalarımızdan biri.
* Mısırlı Ahmet ile çalışıyorsunuz değil mi?
Mısırlı Ahmet alanında dünyanın en iyi ismi, darbuka da bir efsane kendisi. Onun kendisine özgü bir darbuka çalma stili var, herkes onu taklit etmeye ve öğrenmeye çalışıyor. Dansçılarımızı çalıştırdı ve kendi stilini onlara da aktardı. Oyun içinde kendisinin de bir rolü ve ayrıca soloları da var.
Veng u vaz – hasan saĞLam
Veng u vaz(söz ve ses)adını koyduğum bu albüm; sosyal kültürel ve tarihsel değerlerin süzgecinden süzülerek, emekle ve sevdayla örüldü. Sesin sözsüz-sözün sessiz olamayacağına inanan biri olarak, çığlıklarımı yolun orta yerine bırakıp gidemezdim. Dildi, konuşacaktı; sözdü, söylenecekti. Ömrümüzü bölüp parçalayan, kokumuzu kirleten, kadınlarımızı ağlatan, soframıza tüküren bu savaş saltanatı bitmeli ve bu şarkılar söylenmeli… Bundandır, Kırmancki’yi, Kürt’çe ve Türkçe’yi başımın üstünde taşıyarak, söz ile ses ile emek sevgi ve özlemle geldim.
Veng u vaz; bir yolculuk, bir tanıklı, bir yaşanmışlık öyküsüdür. Bağlamanın teline değen her mızraptan, gitarın en ince tınısına, kavalın mütevazı duygusundan, ritmin sınıra vuran sesiyle geldim…
Albüm Adı: Veng u vaz
Çıkış Tarihi: 2008
Firma: İber Müzik
haSan SaĞLam resmi web sitesi
ağLayı ağLayı
Köroğlu’ndan Karacaoğlan’a, Pir Sultan’dan Kul Himmet’e kulaklarımızın aŞina olduğu türkülerin, deyiŞlerin ve zeybeklerin yeniden düzenlenmesiyle bu nüansları yeniden ve yeni bir yorumla dinleyebilmemiz için genç kuŞak sanatçılardan Serdar Kemal, uzun zamandır stüdyoda çalıŞmalar yürütüyordu.
“İnsan beyni , (biraz da yaŞamın zorlamasıyla) az çalıŞarak, çok iŞ yapmaya programlanmıŞtır. Bunun tam tersi olan müzik sanatı, küçücük iŞleri (ayrıntıları, nüansları) çok büyük çalıŞmalarla elde etmektedir.”
Köroğlu’ndan Karacaoğlan’a, Pir Sultan’dan Kul Himmet’e kulaklarımızın aŞina olduğu türkülerin, deyiŞlerin ve zeybeklerin yeniden düzenlenmesiyle bu nüansları yeniden ve yeni bir yorumla dinleyebilmemiz için genç kuŞak sanatçılardan Serdar Kemal, uzun zamandır stüdyoda çalıŞmalar yürütüyordu.
Ve nihayet bu çalıŞma sonlandı ve de bir albümde toplandı. Bilinen birçok ezgiyle birlikte, yeni besteleri ile geniŞ bir yelpaze açarak Anadolu kültürünün en önemli sazlarından olan bağlamayı, tüm teknik özelliklerini ustaca kullanarak batı sazları ile bir sentez oluŞturan Serdar Kemal, “Serden Türküler” isimli albümüyle iki yıllık stüdyo çalıŞmasından sonra müzik marketlerdeki yerini almıŞtır.
Kara trenlerin, yerini hızlı trenlere bıraktığı günümüz Türkiye’sinde, Halk Müziği’nin kendi evrimini gerçekleŞtirdiğini düŞünen Serdar Kemal, kentleŞme yolunda olan bu süreci Türk Halk Müziği’nin etnik yapısını yıpratmadan ve yozlaŞtırmadan icrasını hedeflediğini vurgulamaktadır.
Uzun yılar, müzik piyasasının içinde, bağlamasıyla birçok sanatçının konserlerinde ve albümlerinde eŞlik eden ve konservatuvar mezunu olan Serdar Kemal, albümünün müzik yönetmenliğini de kendisi yapmıŞ. Sakin ve duru bir akıŞı olan “Serden Türküler” Serdar Kemal’in ilk albümü.
Serdar Kemal, 1978 İstanbul doğumlu. 1997 yılında İ.T.Ü. Devlet Konservatuvar’ını dereceyle kazanmıŞ ve daha okul yıllarında birçok sanatçıya stüdyo çalıŞmalarında ve konserlerinde eŞlik ederek müzik yolculuğuna baŞlamıŞ. Şu sıralar Haliç Üniversitesi’nde yüksek lisans bitirme çalıŞması üzerine araŞtırmalar yapmaktadır.
İki yıl süren stüdyo çalıŞmasından sonra 2′si enstrümantal olan 11 eserin yer aldığı albümünü DMC etiketiyle müzikseverlerin beğenisine sunan Serdar Kemal, bağlamayla batı sazlarının birlikte kullanıldığı yeni çalıŞma ve araŞtırmalarını da sürdürmektedir.
Söz ve beste çalıŞmalarıyla da yoğunlaŞan genç sanatçının kendisine ait Turnam ve Dağlar Yüce isimli iki eseriyle birlikte, Erzincan, Sivas, Bilecik, K.MaraŞ ve İzmir yörelerinden geleneksel eserlere de yer verilmiŞtir.
Turnam, Ağlayı Ağlayı, Dün Gece, Köroğlu, Bir İncecik, Şu Yüce Dağları, Garipçe, Aklım Fikrim, Kordon Zeybeği, Çaya Vardım, albümde yer alan türküler.
Evet, “Serden Türküler” Serdar Kemal’in ilk albümü olarak müzik marketlerdeki yerini almıŞtır. Şimdi sıra gönüllerinizdeki yerinde…
Böylesi araŞtırmacı gençleri dinlemek ve de desteklemek gerekli… Ben dinledim buyurun sizde bir dinleyin, seveceğinizi umuyorum. ( kaynak )
Ağlayı Ağlayı Düştüm Yollara
Ağlayı ağlayı düştüm yollara
Karışayım bozbulanık sellere
Adı sanı bilinmedik illere
Gitmeyince gönül yardan ayrılmaz
Ahım kaldı şu gelinin ahdinde
Deremedim güllerini vaktinde
Karanlık gecede kolum altında
Yatmayınca gönül yardan ayrılmaz
Gözüm kaldı şu kaplanın postunda
Azrail de can almanın kastında
Döne döne teneşirin üstünde
Yunmayınca gönül yardan ayrılmaz
Hadini de Karac’oğlan hadini
Aramazlar gurbet ile gideni
Ak göğsün üstünde çakır dikeni
Bitmeyince gönül yardan ayrılmaz
yaR saRsa beni
söz: KaracaoğLan
beste: ersin bişgen
gökyüzünde tüten olsam
yeryüzünde biten olsam
al benekli keten olsam
yar boynuna sarsa beni
yar kolunda burma olsam
yedikleri hurma olsam
alçım alçım sürme olsam
yar kaşına sürse beni
karac’oğlan uşak olsam
yar belinde kuşak olsam
bir atlastan döşek olsam
yar altına serse beni
aLttaki iLk yorum “Mavi ıSLık” grubunun yorumudur. bu kayıt 2001 yıLında yapıLdı. şurada bu kayıtla ilgili detaylar mevcut.
MazLum çimen’in 2006 yıLında çıkan “BuLuşmaLar” albümünde yayınLandı.

Son Yorumlar